'Önce İnsan' Diyen Türkiye'nin Partisi AkParti - TAM YOL DEVAM!
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
Ezberbozan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
İzleyiciler
15 Aralık 2021 Çarşamba
Eğitim : Ödev / Ders / Proje / Tez / Çizim: Stratejik Düşünmek: Stratejik Düşünme Yeteneğini G...
Eğitim : Ödev / Ders / Proje / Tez / Çizim: Stratejik Düşünmek: Stratejik Düşünme Yeteneğini G...: Stratejik Düşünmek: Stratejik Düşünme Yeteneğini Geliştirme Yöntemleri Stratejik Düşünmek Nedir? Stratejik düşünme, bir şirketin, ekibin vey...
12 Haziran 2021 Cumartesi
Müsilaj ( Deniz salyası) denen illetin gerçek sebebi
12.06.2021

Fuat Uğur
Burada size Müsilaj denen illetin gerçek sebebini tek tek anlatacağım ve buna yol açan gelişmelerin sorumlularını size hiç yan yollara sapmadan doğrudan söyleyeceğim. Herkes kendine düşen payı alsın ve gereğini yerine getirsin.
OLAYLAR
1-Marmara Denizi, iki tarafı Boğazlarla daraltılmış dünyanın en küçük ve sıkışmış denizi. Marmara’ya iki akıntı geliyor. Biri Karadeniz’den, diğeri Akdeniz’den. Karadeniz’den gelen 100 yıl öncesinde temizdi ve soğuktu ama Tuna, Don, Dinyeper’den gelen korkunç kimyasal atıklarla çok kirlendi ve ısındı. Balon balıklarından belli, Akdeniz zaten ısındı. Her iki denizden Marmara’ya gelen akıntılar dolayısıyla bu küçük denizin tüm ısı dengesini değiştirdi. Bu yüzden kışın Marmara’nın altı 15 derece, üstü 10 derece olabiliyor. Oysa bu durum tüm denizlerde tam tersidir. Üstü sıcak, altı soğuktur.
Sonuçta Marmara Denizi'nin sıcaklığı 100 yıl öncesine göre tam 2,5 derece arttı.
2-Petrokimya tesisleri ve birtakım büyük tesisler denizden soğuk su alıp sıcak su vererek denizin ısınmasına katkı sağlıyor.
3-Biyolojik arıtma tesisleri Marmara’ya verilen insan ve hayvan atıkları için İstanbul dâhil tüm şehirlerde olması gerekenin yalnızca yüzde 50’si.
4-İstanbul başta Marmara’ya atık veren tüm şehirlerdeki fabrikaların hâlen önemli bir kısmında kimyasal arıtma tesisi yok.
5-Denizlerdeki besin zincirini bozan vahşi ve tarama balıkçılık.
BAKANLIĞIN SORUMLULUĞU
AKP haberleri,AkParti,AK Partililerin sitesi,AKP
Müsilaj,
Müsilaj neden olur,
Müsilajın nedenleri
26 Nisan 2020 Pazar
Sağlık Bakanı Koca,Türkiye’de en fazla takipçisi olan siyasetçi konumuna yükseldi
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Instagram hesabındaki 7.6 milyon takipçi ile 7.5 milyon takipçisi bulunan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı geçerek Türkiye'de en fazla takipçisi olan siyasetçi konumuna yükseldi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Instagram hesabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı geçerek Türkiye'de en fazla takipçisi olan siyasetçi konumuna yükseldi.
Erdoğan'ın Instagram'da 7.5 milyon takipçisi bulunurken, Fahrettin Koca'nın ise 7.6 milyon takipçiye yükselmesi dikkat çekti.
Salgından önce takipçisi 1 milyondan daha azdı
Koronavirüs sürecinden önce 1 milyondan az takipçisi bulunan Koca'nın salgın sürecinde ön plana çıkması, sık sık toplantılar yapması ve her akşam Koronavirüs verilerini paylaşıp, bilgilendirmede bulunması, Bakan Koca'nın hızlıca yükselmesine neden oldu.

Tam Yol Devam ! Türkiye’de en fazla takipçisi olan siyasetçi
AKP haberleri,AkParti,AK Partililerin sitesi,AKP
Fahrettin Koca,
takipçi,
twitter
5 Nisan 2020 Pazar
Tuzakları Bitmiyor, Hükümet Yemiyor
Kendilerini çok uyanık sanan bazı çakallar, akılları sıra Tayyip Erdoğan'a ölümcül bir "tuzak" kurmak istemişlerdi...
Yeni bir anayasanın tartışıldığı günlerde, yeni bir anayasa yapılacaksa bunun bir "kurucu meclis" tarafından yapılmasını istiyorlardı.
Darbe severlerdi ve darbe sonrası hep gündeme gelen kurucu meclislere alışmışlardı ya...
O mecliste de elbette "seçkinler" yer alacaklardı, ben öyle dedim, siz "CHP'li gazeteciler falan" anlayınız.
Tıpkı 1961 yılında olduğu gibi...
Bu çakalların içinde, yeni bir anayasanın halk tarafından onaylanabilmesi için geçerli evet oyu oranını mümkün olduğunca "yukarı çekmek" isteyenler de vardı.
Hatta, "yüzde 90 olsun" diyen manyaklar da görülmüştü.
Yani, asla tutturulamayacak bir baraj oluşsun ki anayasa asla onaylanamasın.
Bu son çareleriydi. Ondan önceki daha kestirme eylem planları da Erdoğan'ı anayasa dışına itmek... Suça teşvik!
Erdoğan durduk yerde bir kurucu meclis toplayacaktı, yani TBMM'nin dışında ve üstünde, yürürlükteki anayasada yeri olmayan olağanüstü bir "süper meclis"...
Hani, Mussolini hayranı İsmet İnönü ile Recep Peker'in 1936 yılında toplamak istedikleri, TBMM'nin dışında ve üstünde olacak "faşist konseyi" gibi canım! Atatürk'ten esaslı bir fırça yemişlerdi.
Böylece Erdoğan yürürlükteki anayasayı çiğnemiş olacak, yargı yolu ve hatta belki de punduna getirebilirlerse "asılma" yolu açılacaktı!
Onlardan çok daha akıllı olan Erdoğan böyle tuzaklara düşecek adam değildi, düşmedi.
Anayasa değişecekse buna ancak ve ancak TBMM karar verebilirdi, halk da onaylar ya da onaylamazdı.
Onayladı, konu kapandı.
Aynı çakallar, şimdi de benzer bir tuzak kurmak istiyorlar.
İlle de "genel sokağa çıkma yasağı" diye tutturdular.
Hükümet yemiyor.
"Önümüzdeki bayram tatilleri birleştirilsin ve erkene alınsın, böylece sokağa çıkma yasağı daha kolay uygulanabilir" diyen zevzek bile var.
Beklentileri, sokağa çıkma yasağı genelleştirilirse iktidarın nasıl olsa bunun altından kalkamayacağı varsayımına dayalı. Açlık başgösterince de bunun bir "sosyal patlamaya" dönüşüp iç savaşa doğru gitmesi...
Umutlarını buna bağladılar. Ölü sayısının artmasını da "iştiyakla" bekliyorlar.
Gün gelecek, bunların hesabı sorulacaktır.
Birdenbire "yerel hükümetlerden" sözetmeye koyulan Amerikan ajanlarının da hesap verecekleri gibi.
Engin Ardıç
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2020/04/05/yemezler?utm_source=facebook&utm_medium=social&utm_campaign=facebook
Tam Yol Devam !
Yeni bir anayasanın tartışıldığı günlerde, yeni bir anayasa yapılacaksa bunun bir "kurucu meclis" tarafından yapılmasını istiyorlardı.
Darbe severlerdi ve darbe sonrası hep gündeme gelen kurucu meclislere alışmışlardı ya...
O mecliste de elbette "seçkinler" yer alacaklardı, ben öyle dedim, siz "CHP'li gazeteciler falan" anlayınız.
Tıpkı 1961 yılında olduğu gibi...
Bu çakalların içinde, yeni bir anayasanın halk tarafından onaylanabilmesi için geçerli evet oyu oranını mümkün olduğunca "yukarı çekmek" isteyenler de vardı.
Hatta, "yüzde 90 olsun" diyen manyaklar da görülmüştü.
Yani, asla tutturulamayacak bir baraj oluşsun ki anayasa asla onaylanamasın.
Bu son çareleriydi. Ondan önceki daha kestirme eylem planları da Erdoğan'ı anayasa dışına itmek... Suça teşvik!
Erdoğan durduk yerde bir kurucu meclis toplayacaktı, yani TBMM'nin dışında ve üstünde, yürürlükteki anayasada yeri olmayan olağanüstü bir "süper meclis"...
Hani, Mussolini hayranı İsmet İnönü ile Recep Peker'in 1936 yılında toplamak istedikleri, TBMM'nin dışında ve üstünde olacak "faşist konseyi" gibi canım! Atatürk'ten esaslı bir fırça yemişlerdi.
Böylece Erdoğan yürürlükteki anayasayı çiğnemiş olacak, yargı yolu ve hatta belki de punduna getirebilirlerse "asılma" yolu açılacaktı!
Onlardan çok daha akıllı olan Erdoğan böyle tuzaklara düşecek adam değildi, düşmedi.
Anayasa değişecekse buna ancak ve ancak TBMM karar verebilirdi, halk da onaylar ya da onaylamazdı.
Onayladı, konu kapandı.
Aynı çakallar, şimdi de benzer bir tuzak kurmak istiyorlar.
İlle de "genel sokağa çıkma yasağı" diye tutturdular.
Hükümet yemiyor.
"Önümüzdeki bayram tatilleri birleştirilsin ve erkene alınsın, böylece sokağa çıkma yasağı daha kolay uygulanabilir" diyen zevzek bile var.
Beklentileri, sokağa çıkma yasağı genelleştirilirse iktidarın nasıl olsa bunun altından kalkamayacağı varsayımına dayalı. Açlık başgösterince de bunun bir "sosyal patlamaya" dönüşüp iç savaşa doğru gitmesi...
Umutlarını buna bağladılar. Ölü sayısının artmasını da "iştiyakla" bekliyorlar.
Gün gelecek, bunların hesabı sorulacaktır.
Birdenbire "yerel hükümetlerden" sözetmeye koyulan Amerikan ajanlarının da hesap verecekleri gibi.
Engin Ardıç
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2020/04/05/yemezler?utm_source=facebook&utm_medium=social&utm_campaign=facebook
Tam Yol Devam !
26 Mart 2020 Perşembe
Mahir Ünal,Twitter üzerinden "Evde kal Türkiye" çağrısına uyanlara hediye kitap seti kampanyası başlattı.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal,Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında"Evde kal Türkiye" çağrısına uyanlara hediye kitap seti kampanyası başlattı.
Teşekkürler Sn @mahirunal
Tam Yol Devam !
Kitap talebinde bulunan arkadaşlar, #EvdeKalTürkiye çağrısına uyduğunu evden bir fotoğraf ile bu paylaşımın altında gösteren ilk beş kişiye Mustafa Kutlu seti hediye 📚 👍— Mahir Ünal (@mahirunal) 25 Mart 2020
Tam Yol Devam !
25 Mart 2020 Çarşamba
Hibrit savaş nedir? Hibrit savaşın stratejisi nedir? Hibrit savaş örnekleri nelerdir?
Hibrit savaş nedir? Hibrit savaşın stratejisi nedir? Hibrit savaş örnekleri nelerdir? ABD ve Rusya’nın Hibrit savaş tanımları nelerdir? Hibrit savaşın yöntemleri ve Hibrit savaş hakkında bilinmesi gerekenler…
Hibrit savaş, alenen veya gizli olarak birden fazla savaş aracının belli bir amaç için karmaşık bir şekilde kullanıldığı temel olarak 21. yüzyılda ortaya çıkan yeni teknikler ve iletişim yöntemlerinin kullanılmasıyla gerçekleşen yeni bir savaş türüdür.
Hibrit savaşın açık veya gizli uygulama yöntemleri çok çeşitlidir Bu yönüyle hibrit savaş, çağdaş bir savaş türüdür. Hibrit Savaşın bugüne kadar yapılmış olan çok sayıda tanımı vardır, konvansiyonel ve gerilla savaşı karışımı savaş, hibrit savaşın en merkezi tanımlarından biridir. Diğer tanımlar, bu tanımın çevresinde geliştirilmiştir.
- Hibrit Savaşının Amacı
2 milyon dar gelirli aileye 1000 Türk Lirası nakit destek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Koronavirüs salgını nedeniyle hazırlanan ekonomi paketleri kapsamında '2 milyon dar gelirli aileye 1000 Türk Lirası nakit destek verileceğini ve kredi kartı ödemelerinin haziran sonuna kadar ertelenebileceğini' söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Koronavirüs salgını nedeniyle alınan "tedbirleri ve ekonomik destek paketlerini" Twitter hesabından hazırlanan bir görselle paylaştı.
AKP haberleri,AkParti,AK Partililerin sitesi,AKP
ekonomi paketleri,
erteleme,
Koronavirüs
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


