'Önce İnsan' Diyen Türkiye'nin Partisi AkParti - TAM YOL DEVAM!
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
Ezberbozan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
İzleyiciler
24 Aralık 2023 Pazar
Alışmadık Alışmayacağız: Bu yol emperyalizmin, Cumhuriyet ve Atatürk düşman...
Alışmadık Alışmayacağız: Bu yol emperyalizmin, Cumhuriyet ve Atatürk düşman...: Ardı ardına gelen şehit haberleriyle yine yandık,dağlandık. Ruhları şad,mekanları cennet olsun.Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun. Haklar...
16 Aralık 2023 Cumartesi
Havas İlmi Nedir? Havas ilmi kimlere verilir?
Havas ilmi İslam ansiklopedisinde yer alan bir terimdir. Havas ilmi has ve hassa kelimelerinden türemiştir. Tabiat ve nesneler için kullanılan bu kelime öbeği insanlar için kullanıldığında üstün, seçkin kişi, sıra dışı gibi anlamları ifade etmektedir. Havas ilmi nedir ve İslam'da havas ilminin yeri nasıldır detayları ile derledik.

İslamiyet’le ilgili ve bilgili olan kişilerden sıklıkla havas ilmi kelime
AKP haberleri,AkParti,AK Partililerin sitesi,AKP
Havas ilmi,
kimlere verilir
18 Mayıs 2023 Perşembe
Sonunda; ithamlar, iftiralar, yalanlar,algılar değil;gerçekler kazanıyor!
Chp bu ülkeyi batıdaki efendileri adına ordu yargı medya sermaye gücüyle yönetirdi. Chp’liler hakir görüp nefret ettikleri halkımızla muhatap olmazlardı. Halkı sadece çiftçilikte, işçilikte ve askerlikte kullanılacak hayatları değersiz sürüler olarak görürlerdi. Seçimlere önem vermez, kimin seçildiğini önemsemezlerdi.
Halkın oylarıyla göreve gelen hükümetler de zaten ya onların istediklerini yapar ya da ekonomik kriz veya darbeyle gönderilirlerdi. Kendilerinden olmayan bir şirket/işadamı büyümeye başlayınca da yeşil sermaye diyerek batırırlardı.
15 Aralık 2021 Çarşamba
Eğitim : Ödev / Ders / Proje / Tez / Çizim: Stratejik Düşünmek: Stratejik Düşünme Yeteneğini G...
Eğitim : Ödev / Ders / Proje / Tez / Çizim: Stratejik Düşünmek: Stratejik Düşünme Yeteneğini G...: Stratejik Düşünmek: Stratejik Düşünme Yeteneğini Geliştirme Yöntemleri Stratejik Düşünmek Nedir? Stratejik düşünme, bir şirketin, ekibin vey...
12 Haziran 2021 Cumartesi
Müsilaj ( Deniz salyası) denen illetin gerçek sebebi
12.06.2021

Fuat Uğur
Burada size Müsilaj denen illetin gerçek sebebini tek tek anlatacağım ve buna yol açan gelişmelerin sorumlularını size hiç yan yollara sapmadan doğrudan söyleyeceğim. Herkes kendine düşen payı alsın ve gereğini yerine getirsin.
OLAYLAR
1-Marmara Denizi, iki tarafı Boğazlarla daraltılmış dünyanın en küçük ve sıkışmış denizi. Marmara’ya iki akıntı geliyor. Biri Karadeniz’den, diğeri Akdeniz’den. Karadeniz’den gelen 100 yıl öncesinde temizdi ve soğuktu ama Tuna, Don, Dinyeper’den gelen korkunç kimyasal atıklarla çok kirlendi ve ısındı. Balon balıklarından belli, Akdeniz zaten ısındı. Her iki denizden Marmara’ya gelen akıntılar dolayısıyla bu küçük denizin tüm ısı dengesini değiştirdi. Bu yüzden kışın Marmara’nın altı 15 derece, üstü 10 derece olabiliyor. Oysa bu durum tüm denizlerde tam tersidir. Üstü sıcak, altı soğuktur.
Sonuçta Marmara Denizi'nin sıcaklığı 100 yıl öncesine göre tam 2,5 derece arttı.
2-Petrokimya tesisleri ve birtakım büyük tesisler denizden soğuk su alıp sıcak su vererek denizin ısınmasına katkı sağlıyor.
3-Biyolojik arıtma tesisleri Marmara’ya verilen insan ve hayvan atıkları için İstanbul dâhil tüm şehirlerde olması gerekenin yalnızca yüzde 50’si.
4-İstanbul başta Marmara’ya atık veren tüm şehirlerdeki fabrikaların hâlen önemli bir kısmında kimyasal arıtma tesisi yok.
5-Denizlerdeki besin zincirini bozan vahşi ve tarama balıkçılık.
BAKANLIĞIN SORUMLULUĞU
AKP haberleri,AkParti,AK Partililerin sitesi,AKP
Müsilaj,
Müsilaj neden olur,
Müsilajın nedenleri
26 Nisan 2020 Pazar
Sağlık Bakanı Koca,Türkiye’de en fazla takipçisi olan siyasetçi konumuna yükseldi
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Instagram hesabındaki 7.6 milyon takipçi ile 7.5 milyon takipçisi bulunan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı geçerek Türkiye'de en fazla takipçisi olan siyasetçi konumuna yükseldi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Instagram hesabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı geçerek Türkiye'de en fazla takipçisi olan siyasetçi konumuna yükseldi.
Erdoğan'ın Instagram'da 7.5 milyon takipçisi bulunurken, Fahrettin Koca'nın ise 7.6 milyon takipçiye yükselmesi dikkat çekti.
Salgından önce takipçisi 1 milyondan daha azdı
Koronavirüs sürecinden önce 1 milyondan az takipçisi bulunan Koca'nın salgın sürecinde ön plana çıkması, sık sık toplantılar yapması ve her akşam Koronavirüs verilerini paylaşıp, bilgilendirmede bulunması, Bakan Koca'nın hızlıca yükselmesine neden oldu.

Tam Yol Devam ! Türkiye’de en fazla takipçisi olan siyasetçi
AKP haberleri,AkParti,AK Partililerin sitesi,AKP
Fahrettin Koca,
takipçi,
twitter
5 Nisan 2020 Pazar
Tuzakları Bitmiyor, Hükümet Yemiyor
Kendilerini çok uyanık sanan bazı çakallar, akılları sıra Tayyip Erdoğan'a ölümcül bir "tuzak" kurmak istemişlerdi...
Yeni bir anayasanın tartışıldığı günlerde, yeni bir anayasa yapılacaksa bunun bir "kurucu meclis" tarafından yapılmasını istiyorlardı.
Darbe severlerdi ve darbe sonrası hep gündeme gelen kurucu meclislere alışmışlardı ya...
O mecliste de elbette "seçkinler" yer alacaklardı, ben öyle dedim, siz "CHP'li gazeteciler falan" anlayınız.
Tıpkı 1961 yılında olduğu gibi...
Bu çakalların içinde, yeni bir anayasanın halk tarafından onaylanabilmesi için geçerli evet oyu oranını mümkün olduğunca "yukarı çekmek" isteyenler de vardı.
Hatta, "yüzde 90 olsun" diyen manyaklar da görülmüştü.
Yani, asla tutturulamayacak bir baraj oluşsun ki anayasa asla onaylanamasın.
Bu son çareleriydi. Ondan önceki daha kestirme eylem planları da Erdoğan'ı anayasa dışına itmek... Suça teşvik!
Erdoğan durduk yerde bir kurucu meclis toplayacaktı, yani TBMM'nin dışında ve üstünde, yürürlükteki anayasada yeri olmayan olağanüstü bir "süper meclis"...
Hani, Mussolini hayranı İsmet İnönü ile Recep Peker'in 1936 yılında toplamak istedikleri, TBMM'nin dışında ve üstünde olacak "faşist konseyi" gibi canım! Atatürk'ten esaslı bir fırça yemişlerdi.
Böylece Erdoğan yürürlükteki anayasayı çiğnemiş olacak, yargı yolu ve hatta belki de punduna getirebilirlerse "asılma" yolu açılacaktı!
Onlardan çok daha akıllı olan Erdoğan böyle tuzaklara düşecek adam değildi, düşmedi.
Anayasa değişecekse buna ancak ve ancak TBMM karar verebilirdi, halk da onaylar ya da onaylamazdı.
Onayladı, konu kapandı.
Aynı çakallar, şimdi de benzer bir tuzak kurmak istiyorlar.
İlle de "genel sokağa çıkma yasağı" diye tutturdular.
Hükümet yemiyor.
"Önümüzdeki bayram tatilleri birleştirilsin ve erkene alınsın, böylece sokağa çıkma yasağı daha kolay uygulanabilir" diyen zevzek bile var.
Beklentileri, sokağa çıkma yasağı genelleştirilirse iktidarın nasıl olsa bunun altından kalkamayacağı varsayımına dayalı. Açlık başgösterince de bunun bir "sosyal patlamaya" dönüşüp iç savaşa doğru gitmesi...
Umutlarını buna bağladılar. Ölü sayısının artmasını da "iştiyakla" bekliyorlar.
Gün gelecek, bunların hesabı sorulacaktır.
Birdenbire "yerel hükümetlerden" sözetmeye koyulan Amerikan ajanlarının da hesap verecekleri gibi.
Engin Ardıç
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2020/04/05/yemezler?utm_source=facebook&utm_medium=social&utm_campaign=facebook
Tam Yol Devam !
Yeni bir anayasanın tartışıldığı günlerde, yeni bir anayasa yapılacaksa bunun bir "kurucu meclis" tarafından yapılmasını istiyorlardı.
Darbe severlerdi ve darbe sonrası hep gündeme gelen kurucu meclislere alışmışlardı ya...
O mecliste de elbette "seçkinler" yer alacaklardı, ben öyle dedim, siz "CHP'li gazeteciler falan" anlayınız.
Tıpkı 1961 yılında olduğu gibi...
Bu çakalların içinde, yeni bir anayasanın halk tarafından onaylanabilmesi için geçerli evet oyu oranını mümkün olduğunca "yukarı çekmek" isteyenler de vardı.
Hatta, "yüzde 90 olsun" diyen manyaklar da görülmüştü.
Yani, asla tutturulamayacak bir baraj oluşsun ki anayasa asla onaylanamasın.
Bu son çareleriydi. Ondan önceki daha kestirme eylem planları da Erdoğan'ı anayasa dışına itmek... Suça teşvik!
Erdoğan durduk yerde bir kurucu meclis toplayacaktı, yani TBMM'nin dışında ve üstünde, yürürlükteki anayasada yeri olmayan olağanüstü bir "süper meclis"...
Hani, Mussolini hayranı İsmet İnönü ile Recep Peker'in 1936 yılında toplamak istedikleri, TBMM'nin dışında ve üstünde olacak "faşist konseyi" gibi canım! Atatürk'ten esaslı bir fırça yemişlerdi.
Böylece Erdoğan yürürlükteki anayasayı çiğnemiş olacak, yargı yolu ve hatta belki de punduna getirebilirlerse "asılma" yolu açılacaktı!
Onlardan çok daha akıllı olan Erdoğan böyle tuzaklara düşecek adam değildi, düşmedi.
Anayasa değişecekse buna ancak ve ancak TBMM karar verebilirdi, halk da onaylar ya da onaylamazdı.
Onayladı, konu kapandı.
Aynı çakallar, şimdi de benzer bir tuzak kurmak istiyorlar.
İlle de "genel sokağa çıkma yasağı" diye tutturdular.
Hükümet yemiyor.
"Önümüzdeki bayram tatilleri birleştirilsin ve erkene alınsın, böylece sokağa çıkma yasağı daha kolay uygulanabilir" diyen zevzek bile var.
Beklentileri, sokağa çıkma yasağı genelleştirilirse iktidarın nasıl olsa bunun altından kalkamayacağı varsayımına dayalı. Açlık başgösterince de bunun bir "sosyal patlamaya" dönüşüp iç savaşa doğru gitmesi...
Umutlarını buna bağladılar. Ölü sayısının artmasını da "iştiyakla" bekliyorlar.
Gün gelecek, bunların hesabı sorulacaktır.
Birdenbire "yerel hükümetlerden" sözetmeye koyulan Amerikan ajanlarının da hesap verecekleri gibi.
Engin Ardıç
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2020/04/05/yemezler?utm_source=facebook&utm_medium=social&utm_campaign=facebook
Tam Yol Devam !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)