7 Haziran sonrası karamsarlığın aşılmasında Erdoğan’ın siyasi gücü ve tecrübesi belirleyici oldu. AK Parti içinden bile henüz uzlaşma zemini oluşmadan ‘koalisyona razı olalım’ sesleri yükselirken, Erdoğan Türkiye’yi istikrara kavuşturdu.
Muhalefet partilerinin tutumu nedeniyle 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan siyasi kriz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kusursuzca yönetildi. Seçimin hemen ardından kaosa izin vermeyeceğini açıkça ifade eden Erdoğan, zorunlu kalınması durumunda tekrar seçime gidileceği konusunda partileri uyardı. Ülkenin 13 yılda elde ettiği kazanımlardan geri adım atılmayacağını her fırsatta dile getiren ve bu kapsamda adımlar atan Erdoğan, koalisyon görüşmeler sırasında uzlaşmaz bir tavır sergileyen muhalefet partilerine de ülkeyi zor durumda bırakmamaları telkininde bulundu.
Koalisyon görüşmeleri sürecini de yakından takip eden Erdoğan, AK Parti'nin CHP ile yaptığı istikşafi toplantıları sırasında dile getirdiği, "Sayın Başbakan şu anda hükümeti kurma görüşmelerini ana muhalefet partisiyle devam ettiriyor. Koalisyon için tabii kendisi ve partisinin ilkeleriyle de karşı düşüncenin örtüşmesi lazım. Herhalde örtüşmüyorsa intihar edecek hali yoktur" açıklamasıyla kurucusu olduğu partinin ülkenin kazanımlarından asla ödün vermemesi gerektiğini vurguladı.
Koalisyon görüşmeleri sürecini de yakından takip eden Erdoğan, AK Parti'nin CHP ile yaptığı istikşafi toplantıları sırasında dile getirdiği, "Sayın Başbakan şu anda hükümeti kurma görüşmelerini ana muhalefet partisiyle devam ettiriyor. Koalisyon için tabii kendisi ve partisinin ilkeleriyle de karşı düşüncenin örtüşmesi lazım. Herhalde örtüşmüyorsa intihar edecek hali yoktur" açıklamasıyla kurucusu olduğu partinin ülkenin kazanımlarından asla ödün vermemesi gerektiğini vurguladı.









