Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
 Ezberbozan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

İzleyiciler

3 Mart 2026 Salı

Devlet Aklı Ne Yapıyordu? İşte Son 20 Yılın Sırrı

Türkiye'nin son yirmi yılda izlediği yol, dışarıdan bakıldığında belki yeterince fark edilmiyor; çünkü pek çok hamle sessiz, maliyetleri iç kamuoyuna çok yansıtılmadan ve uzun vadeli öngörülerle gerçekleştirildi.



Devlet aklı, ufukta toplanan fırtınayı çok önceden sezmiş olacak ki, savunma sanayii alanında devasa yatırımları kesintisiz sürdürdü. Bu hamleler, sadece askeri kapasiteyi artırmakla kalmadı; aynı zamanda ülkeyi olası ambargolara, baskılara ve ani krizlere karşı daha dirençli kıldı.
Suriye, Irak, Libya ve Doğu Akdeniz gibi sıcak bölgelerde "Ne işimiz var oralarda?" seslerine rağmen kararlı duruş sergilenmesi, bayrağın dalgalanmaya devam etmesi tesadüf değildi. Ağır ekonomik yükler altına girilerek, uluslararası sistemin dayattığı değil, hakkımız olanın peşinden gidildi. Siyasi riskler göze alınarak iç cephenin sağlamlaştırılması için atılan adımlar da aynı stratejik vizyonun parçasıydı.
Kısaca özetlersek: Türkiye'nin son on beş yılı, komşu coğrafyalardaki gibi bir kaosa sürüklenmemek için verdiği amansız bir mücadeleyle geçti. Güçlü siyasi irade, caydırıcı bir ordu ve büyük ölçüde yerli-milli savunma sanayii sayesinde ayakta kalabildik. Bedeller ödendi, fedakârlıklar yapıldı; fakat tarihin en çetrefilli dönemeçlerinden birine nispeten bütünlük içinde, daha güçlü bir şekilde girmeyi başardık.
Peki neden "tarihin en çetrefilli dönemeçi" diyoruz?
Çünkü eski dünya düzeni çöküyor, yerine yenisi henüz tam oturmadı ve bu geçiş dönemi, acımasız güç mücadelelerine gebe. Antonio Gramsci'nin 1930'lar için kullandığı o meşhur ifade — "Eski düzen ölüyor, yenisi doğamıyor; bu ara dönemde canavarlar hüküm sürüyor" — maalesef 2030'ların dünyasına da cuk oturuyor.Son dönemde küresel güç dengelerinde çarpıcı gelişmeler yaşandı: ABD'nin doğrudan ya da dolaylı müdahalelerle iki ülkeye çöktüğü, liderlerinin hedef alındığı olaylar dikkat çekici. Bu ülkelerin ortak özelliği, Çin ile petrol ticaretine yönelmeleriydi. Eski düzen zaten adaletsizdi; ama şekillenmekte olan yeni düzenin de mazlum milletlere umut vaat etmediği gün gibi ortada. Yine güçlü olanın dediği olacak, yine küresel çıkar odaklarının pençesinde ezilen halklar kalacak.Bu çağda hayatta kalmanın, hele hele saygın bir şekilde ayakta durmanın tek yolu var: güçlü olmak. Diş gösterisine alışmış aktörler, ancak güçten anlar.Türkiye açısından sevindirici olan nokta şu: Geçen yüzyıla göre "canavarlar zamanı"na çok daha hazırlıklıyız.
Son on beş yılda, küresel sistemin maşası haline gelmiş, içeriden yönlendirilebilen iki büyük terör projesini büyük ölçüde etkisizleştirdik. PKK ve türevlerinin oluşturduğu tehditler önemli oranda kırıldı.
Eğer enerji bağımlılığını daha da azaltabilir, yerli üretim ve katma değerli ekonomiye geçişi hızlandırabilirsek; güçlü ordumuz, milli savunma sanayiimiz ve kararlı siyasi liderliğimizle yeni dünya düzeninde gerçekten belirleyici aktörlerden biri haline gelebiliriz.Yeter ki içeride birbirimize düşmeyelim.Tarih bize defalarca gösterdi: Bir ulusun en ölümcül zaafı, en kritik anda iç birliğini koruyamamasıdır.
Unutmayalım; küresel güç odakları bir ülkeye çöktüğünde, etnik kimliğe, mezhebe, ideolojiye bakmaz. Alacağını alır, tahrip eder ve çeker gider. Geriye enkaz, kandırılmış toplumlar ve "demokrasi ihracı" masallarıyla avutulmuş milletler kalır.
Son yirmi yılda üç komşumuzdan ikisi fiilen parçalandı, bir diğeri ayrılık eşiğine dayandı. Bunlar tesadüf değil. Tam merkezinde bulunduğumuz coğrafya, büyük güçlerin en yoğun rekabet alanı.
Eğer zafiyet gösterirsek, sıradaki biz oluruz.Bunun önüne geçmenin en temel şartı: ortak paydamızın vatanımız olduğunu unutmamak.İç cepheyi tahkim etmek, bu yüzden hayati önem taşıyor.Bunu başardığımız takdirde, ne küresel senaryoların oyunlarına geliriz ne de içerideki uzantılarının tuzaklarına düşeriz.Gerçekçi dünyanın kuralları içinde, kendi değerlerimizi ve ideallerimizi dimdik ayakta tutabiliriz.Güçlü, birleşik ve bağımsız bir Türkiye; işte önümüzdeki dönemin en büyük sigortası budur.

Türkiye'nin savunma sanayii yatırımları


Özgürlük Adalet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Türkiye'nin Partisi AkParti